Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































atmosfere kirletici kaynaklardan doğrudan salınan kirleticilerdir. İkincil kirleticiler ise atmosferde bulunan birincil kirleticilerin hidroliz, oksidasyon veya fotokimyasal oksidasyon reaksiyonları sonucunda meydana gelir (Altwicker et al. 1999). Karbon monoksit ve kükürt dioksit birincil kirleticilere örnek verilebilir. Ozon ve peroksiasetilnitrat (PAN) ikincil kirleticilere örnektir.
2.3 ATMOSFERİN YAPISI
Hava kirliliği probleminin oluşumunu ve etkilerini daha iyi anlayabilmek için öncelikle atmosferin yapısı iyi anlaşılmalıdır. Atmosferdeki gazlar, atmosferin katmanları ve bu katmanlarda gerçekleşen fiziksel ve kimyasal reaksiyonlar bilinmeden hava kirliliğinin oluşumu, etkileri ve kontrol yöntemleri hakkında yorum yapmak mümkün değildir. Çok sayıda gazın karışımından oluşan atmosferde hacimce en çok azot (%78) ve oksijen (%21) gazları bulunur (Nanhatson 1999). Hava kirliliği açısından asıl önemli olan geriye kalan %1lik bölümü oluşturan gazlar ve bu gazların konsantrasyonlarındaki değişimlerdir. Kirletilmemiş kuru havayı oluşturan gazlar ve hacim oranları Çizelge 2.1de gösterilmiştir. Kirletilmemiş hava kavramı gerçekte var olmayan bir kavramdır. Çünkü dünyanın en uzak yerlerinde dahi hava kirliliğine rastlanmaktadır. Çizelge 2.1de gösterilen veriler geçtiğimiz yüzyıldaki hava kirliliği eğilimleri kullanılarak oluşturulmuştur (Kreider et al. 1999).
Atmosferin en alttaki tabakası olan troposfer yer yüzeyinden 12 km yüksekliğe kadar ulaşır ve toplam hava kütlesinin %95ini oluşturur. Troposfer meteorolojik olayların gerçekleştiği ve hava kirliliğinin oluştuğu katmandır. Yer yüzeyinden yükseğe çıkıldıkça troposferin sonuna doğru ortalama sıcaklık 298288 Kelvin (K)den 210215 Kelvine düşer. Basınç da benzer şekilde 1013 milibar (mb)dan 140200 milibara düşer. Atmosferin katmanlarındaki sıcaklık ve basınç değişimleri Şekil 2.2de gösterilmiştir. Troposferin hemen üzerinde bulunan tabaka stratosfer olarak adlandırılıp, yeryüzünden 50 km yüksekliğe kadar ulaşır. Stratosferde güneş ışığının etkisiyle doğal olarak oluşan ozon, güneşten gelen zararlı ultraviyole radyasyonunu süzerek yer yüzeyine ulaşmasını engellemektedir. Mezosfer tabakası troposferin üzerinde olup 50 ile 80 kilometreler arasındadır. 80. kilometreden sonra termosfer tabakası başlar. Troposfer ve stratosfer hava kirliliğinin gerçekleştiği katmanlar olup diğer katmanlar hava kirliliğinden etkilenmemektedir (Nanhatson 1999, Atkinson 2000, USEPA 2007).
7



30. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Isparta ilindeki atmosferde bulunan kükürtdiksit (SO2) ve partikül madde (PM) konsantrasyonunun çoklu doğrusal regresyon yöntemi ile modellenmesi - Sayfa 23
Metan gazının küresel iklim değişimindeki etki payı % 13 kadardır. CH4 konsantrasyonunu azaltıcı başlıca etken, bu gazın troposferdeki radikalleri ile reaksiyonları olup, CH4 bu reaksiyonlar sonucunda CO2 ve H2O’ya dönüşür. Diğer konsantrasyonu azaltıcı etken ise CH4 gazının oksitlenmesini izleyen stratosfere taşınımıdır. g. Ozon (O3) Atmosferdeki ozonun yaklaşık % 10’u atmosferin alt katlarında...
Bazı hava kirleticilerin ilkokul çocuklarında solunum fonksiyonları ve astım ve allerjik hastalıklarla ilişkili semptom prevalansına etkisi - Sayfa 28
UOB emisyonları, büyük oranda insan faaliyetlerine bağlı olarak meydana gelir. Karayolu ulaşımı ve çözücü kullanımı önemli UOB emisyon kaynaklarındandır. Birçok UOB derişimi kapalı ortamda, açık ortamdan daha fazladır ve bu kirleticilerin bina ve işyeri gibi kapalı alanlarda doğrudan etkisi çok daha önemli olabilir. Bazı uçucu organik bileşikler güneş ışığı varlığında troposfer seviyesinde çok rea...
Çevresel ağır metal kirliliğinin izlenmesinde yeni - Sayfa 13
2 1.1. Atmosfer Kirlenmesi Atmosfer kirlenmesi denince akla troposfer kirlenmesi gelir. Troposfer insani (antropojenik) ve yeryüzü kökenli doğal etkinliklerin içinde gerçekleştiği atmosferin en küçük hacimli ve toprağı saran tabakasıdır. İnsansal ve doğal etkinlikler sonucu, havada yabancı maddelerin, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasına atmosfer ki...

30. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

hava
troposfer
tabaka
stratosfer
kimyasal
kirletici


30. SAYFA ICERIGI

atmosfere kirletici kaynaklardan doğrudan salınan kirleticilerdir. İkincil kirleticiler ise atmosferde bulunan birincil kirleticilerin hidroliz, oksidasyon veya fotokimyasal oksidasyon reaksiyonları sonucunda meydana gelir (Altwicker et al. 1999). Karbon monoksit ve kükürt dioksit birincil kirleticilere örnek verilebilir. Ozon ve peroksiasetilnitrat (PAN) ikincil kirleticilere örnektir.
2.3 ATMOSFERİN YAPISI
Hava kirliliği probleminin oluşumunu ve etkilerini daha iyi anlayabilmek için öncelikle atmosferin yapısı iyi anlaşılmalıdır. Atmosferdeki gazlar, atmosferin katmanları ve bu katmanlarda gerçekleşen fiziksel ve kimyasal reaksiyonlar bilinmeden hava kirliliğinin oluşumu, etkileri ve kontrol yöntemleri hakkında yorum yapmak mümkün değildir. Çok sayıda gazın karışımından oluşan atmosferde hacimce en çok azot (%78) ve oksijen (%21) gazları bulunur (Nanhatson 1999). Hava kirliliği açısından asıl önemli olan geriye kalan %1lik bölümü oluşturan gazlar ve bu gazların konsantrasyonlarındaki değişimlerdir. Kirletilmemiş kuru havayı oluşturan gazlar ve hacim oranları Çizelge 2.1de gösterilmiştir. Kirletilmemiş hava kavramı gerçekte var olmayan bir kavramdır. Çünkü dünyanın en uzak yerlerinde dahi hava kirliliğine rastlanmaktadır. Çizelge 2.1de gösterilen veriler geçtiğimiz yüzyıldaki hava kirliliği eğilimleri kullanılarak oluşturulmuştur (Kreider et al. 1999).
Atmosferin en alttaki tabakası olan troposfer yer yüzeyinden 12 km yüksekliğe kadar ulaşır ve toplam hava kütlesinin %95ini oluşturur. Troposfer meteorolojik olayların gerçekleştiği ve hava kirliliğinin oluştuğu katmandır. Yer yüzeyinden yükseğe çıkıldıkça troposferin sonuna doğru ortalama sıcaklık 298288 Kelvin (K)den 210215 Kelvine düşer. Basınç da benzer şekilde 1013 milibar (mb)dan 140200 milibara düşer. Atmosferin katmanlarındaki sıcaklık ve basınç değişimleri Şekil 2.2de gösterilmiştir. Troposferin hemen üzerinde bulunan tabaka stratosfer olarak adlandırılıp, yeryüzünden 50 km yüksekliğe kadar ulaşır. Stratosferde güneş ışığının etkisiyle doğal olarak oluşan ozon, güneşten gelen zararlı ultraviyole radyasyonunu süzerek yer yüzeyine ulaşmasını engellemektedir. Mezosfer tabakası troposferin üzerinde olup 50 ile 80 kilometreler arasındadır. 80. kilometreden sonra termosfer tabakası başlar. Troposfer ve stratosfer hava kirliliğinin gerçekleştiği katmanlar olup diğer katmanlar hava kirliliğinden etkilenmemektedir (Nanhatson 1999, Atkinson 2000, USEPA 2007).
7

İlgili Kaynaklar







single.php