Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































Çizelge 2.2 Hava kirliliğinin etkin olduğu mesafeler (Sienfield and Pandis 1998).

Problem Kentsel Hava Kirliliği Bölgesel Hava Kirliliği Asit Yağmurları Toksik Hava Kirleticileri Ozon Tabakasının İncelmesi Sera Gazlarındaki Artış Aerosol İklim İlişkisi Troposferik Taşınım ve Oksidasyon Prosesleri Stratosferik Troposferik Değişimler Stratosferik Taşınım ve Oksidasyon Prosesleri

Etkin Olduğu Mesafe (km) 1 100
10 1000 100 2000 0.1 100 1000 40000 1000 40000 100 40000 1 40000 0.1 100 1 40000

ve ozonun sağlık üzerine hem akut hem de kronik etkileri vardır. Karbon monoksitin sadece akut etkileri varken kurşun, arsenik, cıva, asbestos ve benzen gibi toksik ve kanserojen maddeler ise kronik etkiye sahiptir. Hava kirleticilerinin insanlar üzerindeki zararlı etkileri solunum sisteminde görülmektedir. Kirli hava vücuda ağız ve burun yoluyla girerek soluk borusu aracılığıyla akciğerlere ulaşmaktadır. Solunabilir parçacıklar olarak adlandırılan ve çapı 10 m den küçük olan partikül maddeler bronşlara kadar ulaşıp bronşları daraltırlar. Kükürt dioksit ve partikül maddeler birlikte sinerjistik etki göstererek kalp ve akciğer hastalıklarına neden olurlar. Bazı durumlarda vakalar ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Azot dioksit, ozon ve diğer fotokimyasal oksidanlar ise solunum sisteminde tahrişe neden olmaktadır. Ozona maruz kalma ile görülen akut etkiler gözlerde ve boğaz bölgesinde tahriş, boğaz kuruluğu, baş ağrısı, göğüs ağrısı, öksürük, akciğer fonksiyonlarında azalma ve astım ataklarıdır. Ozona uzun süreli maruz kalmada görülen kronik etkiler ise bağışıklık sistemi fonksiyonlarının bozulması, yaşlanmanın hızlanması ve diğer hastalıklara yatkınlıkta artış gözlenmesidir. Ozonun etkileri yaş gruplarına göre farklı olmaktadır. Yaşlılar ve çocuklar ozon konsantrasyonlarındaki değişimlere karşı daha duyarlıdır. Ayrıca, astım ve benzeri solunum sistemi hastaları da ozondaki değişimlere karşı daha hassas olduğu yapılan çalışmalarda belirtilmiştir. Karbon monoksit, hemoglobin ile birleşerek kararlı bir yapıya sahip olan karboksihemoglobini oluşturur ve kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Kandaki karboksihemoglobin konsantrasyonu %12 iken bazı davranış bozuklukları ortaya çıkmakta, bu oran %1080 olduğunda ise ciddi baş ağrıları, yorgunluk, uyku hali, solunum yetersizliği, koma ve ölüm görülmektedir (Pierce et al. 1997, Hester and Harrison 2002, Griffin 2007).

10



33. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bazı hava kirleticilerin ilkokul çocuklarında solunum fonksiyonları ve astım ve allerjik hastalıklarla ilişkili semptom prevalansına etkisi - Sayfa 41
Mevcut çalışmaların sonuçlarına göre, hava kirleticilerini olumsuz sağlık etkilerini meydana gelmesi için eşik değerlerin varlığı henüz ortaya konamamıştır. Etkinin görülmediği seviyenin ya da etkilerin gözlenemediği bir sınır değerin olmaması, derişimlere sürekli maruz kalmanın ileride kronik etkilere neden olabileceğini de göstermektedir. Olumsuz sağlık etkilerinin ortaya çıkması için eşik değer...
Çevre sorunlarına kamu maliyesi çözümleri - Sayfa 64
otan kirleticiler karbon monoksit. volkanik patlamalar ve sOJfür dioksit gibi ~al veya doğal olmayan bir faaliyetin sonucu olarak ortaya çıkıyorsa birincil kirleticiler olarak adlandınhrken, ozon ve sülfOrik asit gibi bir kimyasal reaksiyon sonucu ortaya çıkıyorsa ikincil kirleticiler olarak adlandmlmaktadtr {Kormandy, 1989: 220). TOrler itibariyle hava kirliliğine etki eden kirletici türleri aşa...
Balıkesir'de partikül madde kirliliğinin kardiyorespiratuar mortalite üzerine etkilerinin incelenmesi - Sayfa 19
4. Solunan ozonun çok az miktarı kana geçmektedir. Sudaki çözünürlüğünün düşük olmasından dolayı akciğerin derinliklerine kadar taşınır ve buralarda depolanır. Özellikle akciğer fonksiyonları üzerinde önemli ölçüde zararlı olduğu tespit edilmiştir. Bronş ve hava keseciklerine önemli derecede zarar verir [4,14]. Sağlık etkileri önce solunum fonksiyonlarında azalma, solunum yolu inflamasyonları, s...

33. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

etki
etkiler
hava
solunum
etkileri
kirleticileri


33. SAYFA ICERIGI

Çizelge 2.2 Hava kirliliğinin etkin olduğu mesafeler (Sienfield and Pandis 1998).

Problem Kentsel Hava Kirliliği Bölgesel Hava Kirliliği Asit Yağmurları Toksik Hava Kirleticileri Ozon Tabakasının İncelmesi Sera Gazlarındaki Artış Aerosol İklim İlişkisi Troposferik Taşınım ve Oksidasyon Prosesleri Stratosferik Troposferik Değişimler Stratosferik Taşınım ve Oksidasyon Prosesleri

Etkin Olduğu Mesafe (km) 1 100
10 1000 100 2000 0.1 100 1000 40000 1000 40000 100 40000 1 40000 0.1 100 1 40000

ve ozonun sağlık üzerine hem akut hem de kronik etkileri vardır. Karbon monoksitin sadece akut etkileri varken kurşun, arsenik, cıva, asbestos ve benzen gibi toksik ve kanserojen maddeler ise kronik etkiye sahiptir. Hava kirleticilerinin insanlar üzerindeki zararlı etkileri solunum sisteminde görülmektedir. Kirli hava vücuda ağız ve burun yoluyla girerek soluk borusu aracılığıyla akciğerlere ulaşmaktadır. Solunabilir parçacıklar olarak adlandırılan ve çapı 10 m den küçük olan partikül maddeler bronşlara kadar ulaşıp bronşları daraltırlar. Kükürt dioksit ve partikül maddeler birlikte sinerjistik etki göstererek kalp ve akciğer hastalıklarına neden olurlar. Bazı durumlarda vakalar ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Azot dioksit, ozon ve diğer fotokimyasal oksidanlar ise solunum sisteminde tahrişe neden olmaktadır. Ozona maruz kalma ile görülen akut etkiler gözlerde ve boğaz bölgesinde tahriş, boğaz kuruluğu, baş ağrısı, göğüs ağrısı, öksürük, akciğer fonksiyonlarında azalma ve astım ataklarıdır. Ozona uzun süreli maruz kalmada görülen kronik etkiler ise bağışıklık sistemi fonksiyonlarının bozulması, yaşlanmanın hızlanması ve diğer hastalıklara yatkınlıkta artış gözlenmesidir. Ozonun etkileri yaş gruplarına göre farklı olmaktadır. Yaşlılar ve çocuklar ozon konsantrasyonlarındaki değişimlere karşı daha duyarlıdır. Ayrıca, astım ve benzeri solunum sistemi hastaları da ozondaki değişimlere karşı daha hassas olduğu yapılan çalışmalarda belirtilmiştir. Karbon monoksit, hemoglobin ile birleşerek kararlı bir yapıya sahip olan karboksihemoglobini oluşturur ve kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Kandaki karboksihemoglobin konsantrasyonu %12 iken bazı davranış bozuklukları ortaya çıkmakta, bu oran %1080 olduğunda ise ciddi baş ağrıları, yorgunluk, uyku hali, solunum yetersizliği, koma ve ölüm görülmektedir (Pierce et al. 1997, Hester and Harrison 2002, Griffin 2007).

10

İlgili Kaynaklar







single.php