Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































motorlu taşıtlarda egzoz emisyonlarını azaltmak için kullanılan katalitik dönüştürücülerden de atmosfere salındığı bilinmektedir (Nathatson 1999, USEPA 2006, IPCC 2007).
2.7.4 Ozon (O3)
Ozon, özellikle troposferde ikincil kirletici olarak oluşmaktadır ve azot oksitler ile uçucu organik bileşiklerin güneş ışığındaki reaksiyonu sonucu ortaya çıkan fotokimyasal bir kirleticidir. Ozon oluşumunda hidroksil, hidroperoksi ve daha büyük yapıdaki peroksi radikalleri rol oynamaktadır. Sıcak ve güneşli hava koşullarında atmosferik ortamda kolayca oluşabilmektedir. Bu sebepten dolayı sıcaklığın yüksek olduğu yaz aylarında ozon seviyeleri oldukça artabilmektedir. Şekil 2.5teki radyasyon akısı değerleri dikkatli olarak incelendiğinde troposferik ozonun, karbondioksit ve metandan sonra gelen en etkili sera gazı olduğu söylenebilir. Ozon oluşmasına neden olan azot oksitler, karbon monoksit, metan ve metan dışı uçucu organik bileşikler ozonun öncü gazlarıdır ve dolaylı olarak küresel ısınmaya sebep olurlar (Jain and Hayhoe 2003, Zeydan ve Yıldırım 2007a).
2.7.5 Azot Oksitler (NOx)
Yüksek sıcaklıklardaki yanma prosesleri sırasında havadaki azotla oksijenin birleşmesinden oluşan azot oksitler, troposferik ozon oluşum reaksiyonlarına katıldıkları için dolaylı olarak sera etkisinin kuvvetlenmesine neden olurlar. Azot oksitler (NOx) genellikle, azot monoksit (NO) ve azot dioksit (NO2) gazlarının toplamı olarak ifade edilirler. Azot oksitler atmosfere trafikteki motorlu kara taşıtların egzozlarından, güç santrallerinden ve yanma prosesleri sonucunda salınırlar. Azot oksitlerin diğer emisyon kaynakları ise hava, deniz ve demiryolu ulaşımındaki taşıtlar, tarımda ve sanayide kullanılan iş makineleri, askeri araçlar, endüstriyel tesisler ve çözücülerin kullanımıdır (Ahrens 2000, Reis 2005).
2.7.6 Metan Dışı Uçucu Organik Bileşikler (NMVOC)
Metan dışı uçucu organik bileşikler (NMVOC) 273.15 Kde en az 0.01 kPa buhar basıncına sahip olan tüm organik bileşiklerdir. Azot oksitlerle birlikte NMVOCların, ortamda bulunmaları durumunda güneş ışığı yardımıyla troposferik ozon oluşumuna yol açarlar ve bu sebeple, dolaylı yoldan sera etkisine katkıda bulunurlar. Emisyon kaynakları arasında biyojenik VOC emisyonları önemli bir role sahiptir. Özellikle kırsal alanlarda ozon
17



40. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

İstanbul trafiğindeki ticari taksilerin emisyon açısından olumsuz etkileri - Sayfa 37
4. MOTORLU TAŞITLARDAN KAYNAKLANAN EMİSYONLAR Motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyonlar, atmosferde gaz, aerosol ve partikül madde olarak bulunan yüzlerce bileşiği içerirler. Motorlu taşıtlar ile ilişkili başlıca hava kirleticileri, karbonmonoksit (CO), karbondioksit (CO2), partikül madde (PM), azot oksitleri (NOx) ve uçucu organik bileşikler (hidrokarbonlar (HC))dir. Bunların son ikisi NOx ve H...
İstanbul'da denizyolu ulaşımının sera gazı emisyonlarına etkisi - Sayfa 28
2.7 Karbonmonoksit (CO) Karbonmonoksit, CH4 ve troposfer ozonunun, diğer atmosfer elemanlarıyla (hidroksil radikali gibi) kimyasal reaksiyona girmesine katkıda bulunduğunda, CH4 ve troposfer ozonunun konsantrasyonlarının artmasından dolaylı olarak sorumludur. Karbon içeren yakıtların eksik yanması sonucunda CO oluşur. Atmosferdeki doğal prosesler sonucunda CO2 şeklini alır. CO konsantrasyonları a...

40. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

emisyon
uçucu
organik
bileşikler
oksitler
yanma


40. SAYFA ICERIGI

motorlu taşıtlarda egzoz emisyonlarını azaltmak için kullanılan katalitik dönüştürücülerden de atmosfere salındığı bilinmektedir (Nathatson 1999, USEPA 2006, IPCC 2007).
2.7.4 Ozon (O3)
Ozon, özellikle troposferde ikincil kirletici olarak oluşmaktadır ve azot oksitler ile uçucu organik bileşiklerin güneş ışığındaki reaksiyonu sonucu ortaya çıkan fotokimyasal bir kirleticidir. Ozon oluşumunda hidroksil, hidroperoksi ve daha büyük yapıdaki peroksi radikalleri rol oynamaktadır. Sıcak ve güneşli hava koşullarında atmosferik ortamda kolayca oluşabilmektedir. Bu sebepten dolayı sıcaklığın yüksek olduğu yaz aylarında ozon seviyeleri oldukça artabilmektedir. Şekil 2.5teki radyasyon akısı değerleri dikkatli olarak incelendiğinde troposferik ozonun, karbondioksit ve metandan sonra gelen en etkili sera gazı olduğu söylenebilir. Ozon oluşmasına neden olan azot oksitler, karbon monoksit, metan ve metan dışı uçucu organik bileşikler ozonun öncü gazlarıdır ve dolaylı olarak küresel ısınmaya sebep olurlar (Jain and Hayhoe 2003, Zeydan ve Yıldırım 2007a).
2.7.5 Azot Oksitler (NOx)
Yüksek sıcaklıklardaki yanma prosesleri sırasında havadaki azotla oksijenin birleşmesinden oluşan azot oksitler, troposferik ozon oluşum reaksiyonlarına katıldıkları için dolaylı olarak sera etkisinin kuvvetlenmesine neden olurlar. Azot oksitler (NOx) genellikle, azot monoksit (NO) ve azot dioksit (NO2) gazlarının toplamı olarak ifade edilirler. Azot oksitler atmosfere trafikteki motorlu kara taşıtların egzozlarından, güç santrallerinden ve yanma prosesleri sonucunda salınırlar. Azot oksitlerin diğer emisyon kaynakları ise hava, deniz ve demiryolu ulaşımındaki taşıtlar, tarımda ve sanayide kullanılan iş makineleri, askeri araçlar, endüstriyel tesisler ve çözücülerin kullanımıdır (Ahrens 2000, Reis 2005).
2.7.6 Metan Dışı Uçucu Organik Bileşikler (NMVOC)
Metan dışı uçucu organik bileşikler (NMVOC) 273.15 Kde en az 0.01 kPa buhar basıncına sahip olan tüm organik bileşiklerdir. Azot oksitlerle birlikte NMVOCların, ortamda bulunmaları durumunda güneş ışığı yardımıyla troposferik ozon oluşumuna yol açarlar ve bu sebeple, dolaylı yoldan sera etkisine katkıda bulunurlar. Emisyon kaynakları arasında biyojenik VOC emisyonları önemli bir role sahiptir. Özellikle kırsal alanlarda ozon
17

İlgili Kaynaklar







single.php