Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































konsantrasyonu 200 400 ppbye kadar yükselmektedir (National Research Council 1992). Troposferik ozon, aynı zamanda kuvvetli sera gazlarından biridir ve sera etkisini kuvvetlendirmektedir. Şekil 2.5teki (Bölüm 2) radyasyon akısı değerlerine göre troposferik ozon, CO2 ve CH4den sonra gelen en etkili sera gazı olduğunu söylemek mümkündür. Artan sera etkisi, küresel ısınmaya ve dolayısıyla iklim değişikliklerine neden olmaktadır. İklim değişikliğinin etkileri arttıkça buna bağlı olarak ozon konsantrasyonları da artacaktır, çünkü ozonun oluşma reaksiyonları sıcaklığa bağımlıdır ve özellikle yaz aylarında ozon miktarları oldukça yüksektir. Ayrıca ozonun öncü gazlarından olan uçucu organik bileşiklerin biyojenik kaynaklı emisyonları sıcaklık artışı ile artma eğilimindedir (Bell et al. 2007).
3.3 TROPOSFERİK OZON OLUŞUMU VE OZONUN ÖNCÜ GAZLARI
Atmosferde gerçekleşen kimyasal reaksiyonları güneş ışığının etkisine göre fotokimyasal ve termal olmak üzere sınıflandırmak mümkündür. Fotokimyasal reaksiyonlarda moleküller foton yakaladıklarında kararsız hale geçerek küçük moleküllere ayrışırlar ve serbest radikaller oluşur. Foto-ayrışma reaksiyonları fotonun enerjisine bağlı olup belli bir enerjinin üzerindeki fotonlar tarafından başlatılabilir. Foton etkisi olmadan gerçekleşen reaksiyonlar ise termal veya karanlık reaksiyonlar olarak adlandırılırlar (Boubel et al. 1994).

Ozon gazının troposferde oluşması şu üç denklemle açıklanır:

NO2 + hv ( < 400 nm) NO + O O + O2 + M O3 + M (M : herhangi bir üçüncü molekül genelde N2 veya O2) NO + O3 NO2 + O2 (3.1) (3.2) (3.3) Troposferdeki ozon gazının oluşması doğrudan azot oksitlerin fotokimyasal ayrışma reaksiyonlarına bağlıdır. Azot dioksit gazı (NO2) 400 nanometrenin (nm) altında dalga boyuna sahip fotonu absorbe ettiğinde azot dioksit karasız hale geçer ve foto-ayrışma reaksiyonu gerçekleşir (Denklem 3.1). Denklem 3.2 ozon gazının oluşum reaksiyonunu göstermektedir. Ozonun oluşması sırasında üçüncü bir molekül (genellikle N2 veya O2) fazla enerjiyi absorbe ederek katalizör görevi yapar. Denklem 3.3 ise azot monoksitin (NO) ozon ile oksidasyonudur ve tepkime sonucunda azot dioksit ve oksijen molekülü oluşur. Bu üç denklem döngüsel bir yol izleyerek gerçekleşir Bu döngü Şekil 3.2de (A) olarak 29



52. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Eskişehir ve yakın çevresinde yüzey ozon dağılımının MM5-CAMx modelleri kullanılarak belirlenmesi - Sayfa 21
formaldehit, benzen, toluen, ksilen, eten ve propen ile büten ve pentenin çeşitli izomerleridir. 2.3. Troposferde Ozon Oluşumunun Temel Kimyası Daha önce ifade edildiği gibi, ozon oluşumunda rol alan en önemli iki bileşen azot oksitler ve VOC'lerdir. Ozon ve fotokimyasal tepkimeler ile oluşan diğer ikincil kirleticilerin çok karmaşık bir yapıda olduğu akılda tutularak, ozonun NOx ve VOC ile ...
Kocaeli İli'nde nox emisyon dağılımlarının modellenmesi - Sayfa 41
2.4.4. NOX ve O3 (ozon)’ün temel fotokimyasal döngüsü Ozon (O3) atmosferde doğal olarak bulunmakla birlikte, troposferde ikincil kirletici olarak oluşmaktadır. Son on yıldır, hassas ekili türleri (üzüm, tütün, çam gibi) ve ormanlık ağaçları etkileyen, en yaygın fototoksik hava kirleticisi olarak tanımlanmaktadır (Saitanis, 2003). Oluşumu troposferin pek çok bölgesinde gün ışığının varlığında N...
Kocaeli kentinde hava kirliliğine neden olan inorganik gaz kirleticilerin düzeylerinin, dağılımlarının ve kaynaklarının belirlenmesi - Sayfa 28
kirletici olduğundan, troposferdeki konsantrasyonları hava kirliliğine etki eden diğer faktörler ve meteorolojik etkenlerle doğrudan ilişkilidir. [18] 2.6.1. Ozon atmosferik reaksiyonları Ozon normal şartlar altında renksizdir ve özellikle yüksek konsantrasyonlarda stabil değildir. Ozonun atmosferik davranışı, havadaki kirleticilerle fotokimyasal reaksiyonuna dayanmaktadır. Güneş ışığında az...

52. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

azot
ozon
reaksiyonlar
fotokimyasal
güneş
kimyasal


52. SAYFA ICERIGI

konsantrasyonu 200 400 ppbye kadar yükselmektedir (National Research Council 1992). Troposferik ozon, aynı zamanda kuvvetli sera gazlarından biridir ve sera etkisini kuvvetlendirmektedir. Şekil 2.5teki (Bölüm 2) radyasyon akısı değerlerine göre troposferik ozon, CO2 ve CH4den sonra gelen en etkili sera gazı olduğunu söylemek mümkündür. Artan sera etkisi, küresel ısınmaya ve dolayısıyla iklim değişikliklerine neden olmaktadır. İklim değişikliğinin etkileri arttıkça buna bağlı olarak ozon konsantrasyonları da artacaktır, çünkü ozonun oluşma reaksiyonları sıcaklığa bağımlıdır ve özellikle yaz aylarında ozon miktarları oldukça yüksektir. Ayrıca ozonun öncü gazlarından olan uçucu organik bileşiklerin biyojenik kaynaklı emisyonları sıcaklık artışı ile artma eğilimindedir (Bell et al. 2007).
3.3 TROPOSFERİK OZON OLUŞUMU VE OZONUN ÖNCÜ GAZLARI
Atmosferde gerçekleşen kimyasal reaksiyonları güneş ışığının etkisine göre fotokimyasal ve termal olmak üzere sınıflandırmak mümkündür. Fotokimyasal reaksiyonlarda moleküller foton yakaladıklarında kararsız hale geçerek küçük moleküllere ayrışırlar ve serbest radikaller oluşur. Foto-ayrışma reaksiyonları fotonun enerjisine bağlı olup belli bir enerjinin üzerindeki fotonlar tarafından başlatılabilir. Foton etkisi olmadan gerçekleşen reaksiyonlar ise termal veya karanlık reaksiyonlar olarak adlandırılırlar (Boubel et al. 1994).

Ozon gazının troposferde oluşması şu üç denklemle açıklanır:

NO2 + hv ( < 400 nm) NO + O O + O2 + M O3 + M (M : herhangi bir üçüncü molekül genelde N2 veya O2) NO + O3 NO2 + O2 (3.1) (3.2) (3.3) Troposferdeki ozon gazının oluşması doğrudan azot oksitlerin fotokimyasal ayrışma reaksiyonlarına bağlıdır. Azot dioksit gazı (NO2) 400 nanometrenin (nm) altında dalga boyuna sahip fotonu absorbe ettiğinde azot dioksit karasız hale geçer ve foto-ayrışma reaksiyonu gerçekleşir (Denklem 3.1). Denklem 3.2 ozon gazının oluşum reaksiyonunu göstermektedir. Ozonun oluşması sırasında üçüncü bir molekül (genellikle N2 veya O2) fazla enerjiyi absorbe ederek katalizör görevi yapar. Denklem 3.3 ise azot monoksitin (NO) ozon ile oksidasyonudur ve tepkime sonucunda azot dioksit ve oksijen molekülü oluşur. Bu üç denklem döngüsel bir yol izleyerek gerçekleşir Bu döngü Şekil 3.2de (A) olarak 29

İlgili Kaynaklar







single.php