Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































Karbon monoksit (CO) de ozonun yapım ve yıkım reaksiyonlarında önemli rol oynar. Ortamda yüksek oranda azot oksitlerin (NOx) bulunması durumunda ozon üretimi (Denklem 3.6), düşük oranda azot oksitlerin bulunması durumunda da ozon yıkımı gerçekleşir (Denklem 3.7) (Colls 2002, Monks 2003).

CO + 2O2 + hv CO2 + O3 (net yapım reaksiyonu) (yüksek NOx konsantrasyonlarında)

(3.6)

CO + O3 CO2 + O2 (net yıkım reaksiyonu) (düşük NOx konsantrasyonlarında)

(3.7)

Troposferik ozonun oluşmasında rol oynayan iki önemli grup olan azot oksitler (NOx) ve uçucu organik bileşikler genellikle antropojenik orijinlidir. Azot oksit emisyonlarının kaynakları olarak motorlu taşıtlar, güç üretme tesisleri, atık depolama alanları, biyokütle yanması, evsel ısınma, mikrobiyal aktiviteler ve yıldırımlardır. Uçucu organik bileşikleri, metan gazının (CH4) reaktivitesi az olduğu için metan ve metan dışı uçucu organik bileşikler olarak iki gruba ayırmak mümkündür. Metan dışı uçucu organik bileşiklerin emisyonları ise motorlu taşıtlardan, çözücülerin kullanımından, endüstriyel proseslerden, akaryakıtların taşınmasından, tarımdan, evsel ısınmadan ve biyojenik emisyonlardan kaynaklanmaktadır (Ahrens 2000, Monks 2003, Reis 2005).

3.4 OZON VE ÖNCÜ GAZLARININ KONSANTRASYONLARININ GÜN İÇİNDEKİ DEĞİŞİMİ

Denklem 3.1de gösterilen foto-ayrışma reaksiyonu güneş ışınına bağlı gerçekleşirken, Denklem 3.3deki reaksiyon ise geceleri gerçekleşmektedir. Sabah, trafiğin çok yoğun olduğu saatlerde, atmosferdeki CO ve NOx konsantrasyonlarında artış gözlenir. Güneş ışığının etkisiyle gerçekleşen fotokimyasal reaksiyonlarla ozon konsantrasyonu gün ortasına doğru artarken öğleden sonraki ilk saatlerde pik değerine ulaşır. Güneş ışığının etkisi ortadan kalktığında yeni NO oluşmayacaktır. Dolayısıyla, NOx titrasyonu ile gündüz üretilen ozon geceleri tüketilecektir. Şekil 3.3de Los Angeles kenti için ozon ve öncü gazlarının konsantrasyonlarının gün içindeki değişimleri gösterilmiştir (Colls 2002).

31



54. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

İstanbul trafiğindeki ticari taksilerin emisyon açısından olumsuz etkileri - Sayfa 37
4. MOTORLU TAŞITLARDAN KAYNAKLANAN EMİSYONLAR Motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyonlar, atmosferde gaz, aerosol ve partikül madde olarak bulunan yüzlerce bileşiği içerirler. Motorlu taşıtlar ile ilişkili başlıca hava kirleticileri, karbonmonoksit (CO), karbondioksit (CO2), partikül madde (PM), azot oksitleri (NOx) ve uçucu organik bileşikler (hidrokarbonlar (HC))dir. Bunların son ikisi NOx ve H...
Ulaştırma sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonları - Sayfa 25
Karbon içeren yakıtların eksik yanması sonucunda CO oluşur. Atmosferdeki doğal prosesler sonucunda CO2 şeklini alır. CO konsantrasyonları atmosferde kısa ömürlüdür ve konuma göre değişkenlik göstermektedir. [8] 2.2.8 Azot Oksitleri (NOX) Azot oksitlerin (NO ve NO2 gibi) temel iklim değişimi etkileri, doğrudan değil, dolaylı olarak yani troposferde ozon oluşmasındaki (troposfer ozonu sera gazı öze...

54. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

oksit
organik
uçucu
oksitler
ozon
azot


54. SAYFA ICERIGI

Karbon monoksit (CO) de ozonun yapım ve yıkım reaksiyonlarında önemli rol oynar. Ortamda yüksek oranda azot oksitlerin (NOx) bulunması durumunda ozon üretimi (Denklem 3.6), düşük oranda azot oksitlerin bulunması durumunda da ozon yıkımı gerçekleşir (Denklem 3.7) (Colls 2002, Monks 2003).

CO + 2O2 + hv CO2 + O3 (net yapım reaksiyonu) (yüksek NOx konsantrasyonlarında)

(3.6)

CO + O3 CO2 + O2 (net yıkım reaksiyonu) (düşük NOx konsantrasyonlarında)

(3.7)

Troposferik ozonun oluşmasında rol oynayan iki önemli grup olan azot oksitler (NOx) ve uçucu organik bileşikler genellikle antropojenik orijinlidir. Azot oksit emisyonlarının kaynakları olarak motorlu taşıtlar, güç üretme tesisleri, atık depolama alanları, biyokütle yanması, evsel ısınma, mikrobiyal aktiviteler ve yıldırımlardır. Uçucu organik bileşikleri, metan gazının (CH4) reaktivitesi az olduğu için metan ve metan dışı uçucu organik bileşikler olarak iki gruba ayırmak mümkündür. Metan dışı uçucu organik bileşiklerin emisyonları ise motorlu taşıtlardan, çözücülerin kullanımından, endüstriyel proseslerden, akaryakıtların taşınmasından, tarımdan, evsel ısınmadan ve biyojenik emisyonlardan kaynaklanmaktadır (Ahrens 2000, Monks 2003, Reis 2005).

3.4 OZON VE ÖNCÜ GAZLARININ KONSANTRASYONLARININ GÜN İÇİNDEKİ DEĞİŞİMİ

Denklem 3.1de gösterilen foto-ayrışma reaksiyonu güneş ışınına bağlı gerçekleşirken, Denklem 3.3deki reaksiyon ise geceleri gerçekleşmektedir. Sabah, trafiğin çok yoğun olduğu saatlerde, atmosferdeki CO ve NOx konsantrasyonlarında artış gözlenir. Güneş ışığının etkisiyle gerçekleşen fotokimyasal reaksiyonlarla ozon konsantrasyonu gün ortasına doğru artarken öğleden sonraki ilk saatlerde pik değerine ulaşır. Güneş ışığının etkisi ortadan kalktığında yeni NO oluşmayacaktır. Dolayısıyla, NOx titrasyonu ile gündüz üretilen ozon geceleri tüketilecektir. Şekil 3.3de Los Angeles kenti için ozon ve öncü gazlarının konsantrasyonlarının gün içindeki değişimleri gösterilmiştir (Colls 2002).

31

İlgili Kaynaklar







single.php