Zonguldak bölgesi sera gazı emisyon miktarlarının belirlenmesi



































































































































Brezilyanın Sao Paulo kenti metropolitan bölgesinde gerçekleştirilmiştir. 1999 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında sabah 07:00 ve 08:00 saatleri arasında motorlu taşıtlardan kaynaklı NMVOC ve NOx emisyonları ölçülmüştür. Sabah saatlerinin seçilmesinin nedeni fotokimyasal reaksiyonların ve biyojenik emisyonların en az, trafik yoğunluğunun ise maksimum düzeyde olmasıdır. Halihazırdaki mobil kaynaklar emisyon envanterindeki NMVOC/CO ve NOx/CO oranları, dış ortamda ölçülen NMVOC/CO ve NOx/CO oranları ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, mevcut emisyon envanterindeki NOx değerlerinin gerçektekinden oldukça fazla olduğu ve envanterdeki NMVOC değerlerinin de dış ortam ölçümlerine göre bir miktar az olduğu belirlenmiştir. Motorlu taşıtlar emisyon envanteri yeni bulgulara göre yukarıdan aşağıya yöntemle revize edilmiştir. Her iki emisyon envanteri, California Institute of Technology (CIT) airshed modeli ile 1012 Ağustos 1999da meydana gelen episodu modellemek için kullanılmışlardır. Model girdisi olarak kullanılan meteorolojik veriler, CALMET 3 (Computer Aided Learning In Meteorology) boyutlu meteorolojik modelinden elde edilmiştir. 300 km 150 kmlik alan 5 km 5 kmlik gridlere bölünmüş ve iki farklı durum için CIT fotokimyasal modeli çalıştırılmıştır. CIT modeli çıktılarına göre, revize edilen emisyon envanterinin, gerçekte ölçülen ozon seviyelerini oldukça yakın olduğu görülmüştür (Vivanco and Andrade 2006).
2003 yılında yaz mevsimi Avrupada oldukça sıcak ve kurak geçmiş, oluşan sıcaklık episodu sebebiyle ozon seviyeleri sıklıkla tehlike eşiğini aşmıştır. İsviçrede yapılan bir çalışmada, sıcaklık episodlarının gerçekleştiği dönemlerde, otoyollardaki hız limitinin 120 km/saatten 80 km/saate indirilmesiyle ozon konsantrasyonlarında meydana gelecek azalma miktarı incelenmiştir. 2000 yılı için hazırlanan ve NOx, CO, NMVOC, CO2 ve PM kirleticilerini içeren halihazırdaki envanterde, trafikten kaynaklanan emisyonlar iki kategoriye bölünmüştür: bağlantılar ve zonlar. Otoyollar bağlantıları oluştururken, kentsel ve kırsal bölgeler ise zonları oluşturmuştur. Bağlantı yolları çizgisel, zonlar ise alansal kirleticiler olarak değerlendirilmiştir. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyon değerleri, hız sınırı 80 km/saat olacak şekilde yeniden düzenlenerek ikinci bir envanter elde edilmiştir. Hız sınırındaki değişiklikten sadece trafiğin hızlı aktığı otoyolların etkilendiği kabul edilmiştir. Daha sonra bu iki farklı senaryo Comprehensive Air Quality Model with extensions (CAMx) hava kalitesi modelinde girdi olarak kullanılmıştır. CAMx modelinin meteorolojik verileri, Mesoscale Model 5th genereation (MM5) meteorolojik modeli yardımıyla elde edilmiştir. 2003 Ağustosundaki güneşli 4 gün için çalıştırılan model sonuçlarına göre hız sınırının azaltılmasından sonra trafik kaynaklı NOx emisyonları %4 azalmış, VOC emisyonlarında ise
47



70. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

emisyon
emisyonlar
emisyonların
trafik
emisyonları
envanter


70. SAYFA ICERIGI

Brezilyanın Sao Paulo kenti metropolitan bölgesinde gerçekleştirilmiştir. 1999 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında sabah 07:00 ve 08:00 saatleri arasında motorlu taşıtlardan kaynaklı NMVOC ve NOx emisyonları ölçülmüştür. Sabah saatlerinin seçilmesinin nedeni fotokimyasal reaksiyonların ve biyojenik emisyonların en az, trafik yoğunluğunun ise maksimum düzeyde olmasıdır. Halihazırdaki mobil kaynaklar emisyon envanterindeki NMVOC/CO ve NOx/CO oranları, dış ortamda ölçülen NMVOC/CO ve NOx/CO oranları ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, mevcut emisyon envanterindeki NOx değerlerinin gerçektekinden oldukça fazla olduğu ve envanterdeki NMVOC değerlerinin de dış ortam ölçümlerine göre bir miktar az olduğu belirlenmiştir. Motorlu taşıtlar emisyon envanteri yeni bulgulara göre yukarıdan aşağıya yöntemle revize edilmiştir. Her iki emisyon envanteri, California Institute of Technology (CIT) airshed modeli ile 1012 Ağustos 1999da meydana gelen episodu modellemek için kullanılmışlardır. Model girdisi olarak kullanılan meteorolojik veriler, CALMET 3 (Computer Aided Learning In Meteorology) boyutlu meteorolojik modelinden elde edilmiştir. 300 km 150 kmlik alan 5 km 5 kmlik gridlere bölünmüş ve iki farklı durum için CIT fotokimyasal modeli çalıştırılmıştır. CIT modeli çıktılarına göre, revize edilen emisyon envanterinin, gerçekte ölçülen ozon seviyelerini oldukça yakın olduğu görülmüştür (Vivanco and Andrade 2006).
2003 yılında yaz mevsimi Avrupada oldukça sıcak ve kurak geçmiş, oluşan sıcaklık episodu sebebiyle ozon seviyeleri sıklıkla tehlike eşiğini aşmıştır. İsviçrede yapılan bir çalışmada, sıcaklık episodlarının gerçekleştiği dönemlerde, otoyollardaki hız limitinin 120 km/saatten 80 km/saate indirilmesiyle ozon konsantrasyonlarında meydana gelecek azalma miktarı incelenmiştir. 2000 yılı için hazırlanan ve NOx, CO, NMVOC, CO2 ve PM kirleticilerini içeren halihazırdaki envanterde, trafikten kaynaklanan emisyonlar iki kategoriye bölünmüştür: bağlantılar ve zonlar. Otoyollar bağlantıları oluştururken, kentsel ve kırsal bölgeler ise zonları oluşturmuştur. Bağlantı yolları çizgisel, zonlar ise alansal kirleticiler olarak değerlendirilmiştir. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan emisyon değerleri, hız sınırı 80 km/saat olacak şekilde yeniden düzenlenerek ikinci bir envanter elde edilmiştir. Hız sınırındaki değişiklikten sadece trafiğin hızlı aktığı otoyolların etkilendiği kabul edilmiştir. Daha sonra bu iki farklı senaryo Comprehensive Air Quality Model with extensions (CAMx) hava kalitesi modelinde girdi olarak kullanılmıştır. CAMx modelinin meteorolojik verileri, Mesoscale Model 5th genereation (MM5) meteorolojik modeli yardımıyla elde edilmiştir. 2003 Ağustosundaki güneşli 4 gün için çalıştırılan model sonuçlarına göre hız sınırının azaltılmasından sonra trafik kaynaklı NOx emisyonları %4 azalmış, VOC emisyonlarında ise
47

İlgili Kaynaklar







single.php